17 Haziran 2011 Cuma

2011 YILI BAL SEZONU İÇİN TEKRAR YAYLAMIZA ÇIKTIK.

Bu sezon şimdilik çok yağmurlu ve soğuk gidiyor,her ne kadar hava durumunda önümüzdeki bir kaç günün güneşli olacağı gözüksede, özellikle akşamları soğuk geçiyor.

Bu sefer aynı yaylanın başka bir tarafına kovanları bıraktık.Arazinin geniş olması hesabıyla birazda kovanları aralı bıraktık.Ne kadar aralı olursa o kadar rahat çalışıyor tecrubesini edindim.

Şimdilik fazlada bir çiçeklenme yok,ama bir iki güne hayvanlar tamamıyla yukarı çekilecekler ve buralar hep koruk alan olacaktır.

Bir iki kovanıma resimdeki gibi sert olan bir çeşit naylon kullandım,bakalım arılar seveceklermi,şimdilik herhangi bir rahatsızlık belirtisi yok.Bu konuda benim farkında olmadığım herhangi bir tehlikeyi sezen arkadaşlar var ise uyarsalar sevinirim.

Daha önce özellikle erkekleşen kovanlarda resimdeki gibi çok büyük yüksükler görmüştüm,bu tür yüksüklerde bişeyde çıkmazdı zaten,ama bu kovan farklı anası var halen günlük atıyor ve bu şekil yüksük yapılmasınada izin veriyor,anaarı büyük ihtimal 4.ncı yaşına giriyor,ben bu şekilde anaarıyı değişritereceklerini düşünüyorum fakat dediğim gibi yüksüğün anormal biçimde uzun ve büyük olması beni biraz düşündürdü.Bu yıl iki üç tane kovanımın anaarısı yüksükten anaarı çıkana kadar günlüklerine devam ettiler,daha sonrada yeni genç anaarı çıkıncada eskisini öldürüp kovanın önüne attılar bende müdahale etmedim.Aslında anaarı yı değiştirmeye karar verdikleri zaman sadece bir yada en fazla iki adet yüksük yaparlar,onu da özellikle çıtanın yukarı ortalarına doğru yaparlar.
Bambus hanım elimdeki ballı çıtaya ne güzelde konmuş sanki babasının malı.Eh afiyet olsun.


Bu sezon çadırımızı da kurduk, artık bize de arıcı diyebilirsiniz.

  Akşam üstü buradan aşağılar o kadar güzel gözüküyor ki tarif edemem.Hem ığdırın ışıkları hemde erivan ın ışıkları ortama renk katıyorlar.Hele semaverdeki çay ise ortama ayrı bir renk katıyor.
Geçen yıl yakaladığım oğul'da bu arada maaşallah iyi büyüyor.