12 Mayıs 2009 Salı

İLİMİZDE ARICILIK VE BAL KALİTESİ

Ülkemizin en doğusunda, Dünya’nın sayılı en yüksek dağlarından, Ağrı Dağı’nın (5165) buzullarla kaplı tepeleri ile 870 rakımlı Iğdır Ovasında Turunç giller ve zeytin dışında her türlü sebze ve meyve bolca yetiştiğinden olacak ki, arıcılık Kars, Ardahan, Kağızman ...gibi komşu yerleşimlerden çok sonra gelişim göstermiştir. Iğdır ovasındaki Pamuğun ve (bu gün pamuk ekimi yapılmamaktadır) Kayısı çiçeğinin beyazlığı ile Ağrı Dağı’nın karlı tepelerinin beyazlığı; soğuk ve sıcağı birleştiren, tarihte Sürmeli Çukuru diye adlandırılan Iğdır Ovası doğunun Çukur Ovasıdır.Ülkemiz genelinde olduğu gibi, arıcılık Iğdır’da da yeteri kadar devlet destek ve öncülüğü olmadan yapıp yaşayarak gelişim göstermiştir. Kimi zaman bilgisizlikten; tedavi edilebilir basit hastalık ve parazitlerden dolayı arıcılarımız büyük koloni kayıpları yaşamışlardır.Bölge Büyük ve Küçük Ağrı dağı Orta Toroslar ve Munzur dağı uzantıları, Zor Dağı, Durak Dağı, Pamuk Dağı.......gibi 2800 le 5165 Mt. yüksekliklerden oluşur. Bölgede doğudan batıya doğru gidildikçe iklim değişmekte serin, geniş ve 1800 rakıma ulaşabilen yeşil, geniş tepelere ve yaylalara ulaşılmaktadır.Iğdır Ovası ve çevresi kendine özgü bir iklim özelliği taşımaktadır. Coğrafya terimi olarak (Mikro Klima) diye adlandırılır. Kısaca bölgemiz dağlar ve yaylalarımız orman iklimi özelliğine sahip değildir.Ülkemiz iklim haritası incelendiğinde Iğdır’ın dört iklim bölgesine bölündüğü görülür. Özellikle erken ilk baharda arının çiçekle buluşacağı yer Iğdır ovasıdır. Bu yüzden Şubat ayının ortalarından itibaren çevre illerdeki arıcılar Yeşil Iğdır’a akın ederler. Yerli arıcılarımız bundan büyük zarar görmektedir.Daha planlı ve çiçek kapasitesine göre arıcıların yerleştirilme planlamaları İl Tarım Müdürlüğü öncülüğünde, Arı Yetiştiriciler Birliği’mizle ortaklaşa çalışmalarımız devam etmektedir.Arıcılık ve bal kalitesi açısından, bütün bu özellikler incelendiğinde; Karşımıza şu tablo çıkar:

1-Dağ köylerimiz ve yaylalarımızda orman yoktur, ağaç yok denecek kadar azdır.
2- Köylerimiz ve yaylalarımızda kültür bitkileri (ay çiçeği vs) yoktur.
3- Resmi Kurumların araştırmalarına göre ülkemizin çok zengin çiçekleri yanında Kars, Iğdır, Ağrı,ya doğru uzanan yaylalar ve dağlarda da 40 ın üzerinde endemik çiçek bulunmaktadır.(Anzer yaylalarında 70 civarında endemik çiçek bulunduğu bilinmektedir)Bal kalitesini yükselten bu özelliklere şunu da ilave edebiliriz: Köylerimiz büyük göç aldığından yok denecek kadar az tarım yapılmaktadır, yani zirai ilaçlar dağ köylerimizi ve yaylalarımızı kirletmemiştir.

Kırçiçeği Balı, Çam balı, Ayçiçeği Balı, Salgı Balı, Ağaç Balı....vs. Bu bal türleri içerisinde en makbul, en şifalı ve yüksek enerji kaynağı olanı Kırçiçeği Balıdır. Çünkü Balın Kalitesi laboratuarlarda flora zenginliğine göre tesbit edilir. Kuran’da da ifadesini bulan bu mucize gıdayı (balı) arıcılar toplamazsa yağmura çamura karışıp gidecek. Bu yüzden arıcılarımız herkes tarafından desteklenmelidir.Biz arıcılara düşen görev, yaylalarımızdan ve dağlarımızdan işçi arılarımızın toplayıp kovana stokladığı ülkemizin en kaliteli, doğal Iğdır dağlarının ve yaylalarının kır çiçeği balını hijyen ve katkısız bir şekilde sofra lara ulaştırmaktır.

Tahsin TORAN (Iğdır İl Birlik Başkanı)

Hiç yorum yok: